Gizlilik ve Dijital Dünya

Dijital dünyada bir şeyleri saklamak için herhalde dijital dünyayı hala 45 kuşağı gibi kullanmak gerekiyor yani hiç internete girmemek, akıllı telefon kullanmamak… Bizim için ise akıllı telefonlar ve internet en vazgeçilmez parçalarımız. Bu vazgeçilmez parçalar vazgeçilmezliklerini hayatımıza getirdiği kolaylıklar sayesinde kazandılar. Ancak bu kolaylıkları getirmeleri karşılığında bizden kişisel bilgilerimizi almaktalar. Üstüne üstlük gittikçe daha da özelimize girerek…

Mesela; Facebook.com; ne zaman doğduğunuzu, hayatınızdaki kişileri, hayatınızdaki kişilerin sizinle ne şekilde ilişkisi olduğunu, şu anda nerede olduğunuzu, ne zaman evlendiğinizi, ne zaman okuldan mezun olduğunuzu sizden yavaş yavaş topluyor. Siz girmesenizde, arkadaşlarınızdan bu kişiyle ne alakanız var diye sorular sorarak, bunun cevabını sizsiz bile alabiliyorlar. Hadi facebook accountumuzu kapatalım, arkadaşlarımızı bunu bilmeyecek, account orada açık olarak görünmeye devam edecek. Zaten dijital medya sektöründe çalışan biz, facebook kullanmaya bir bakıma mahkumuz, ne o trendleri takip ediyoruz….

Diğer yandan foursquare, twitter, iphone aplikasyonları, gizlilik ayarlarını değiştiren Google, farklı yollarla kişisel bilgilerimizi elimizde tutuyorlar. Bir düşünün hayatınızdaki şeyleri, tüm telefon rehberim google/yahoo mail accountuma yedekli, aplikasyonlarımın çoğu lokasyonumu çekebiliyor, facebooka ben bilgi girmek istemesem de, timeline geçmek istemesem de, kendi kendine geçiş yapıyor ve bilgilerimi arkadaşlarımdan topluyor, twitter googlea bağlanabiliyor, linkedin tüm iş kontaklarıma sahip, twitterla bağlanabiliyor, i-cloud (bulut teknolojisi)  tüm maillerime sahip, bilgisayarım cookilerle tüm passwordlerimi biliyor, çoğu ilişkide olduğum e-ticaret siteleri, bankalar vs. cep telefonu numaramı biliyor, bir de üstüne yakında facebook, facebook login ile bağlanılan tüm sitelerde okuduklarımı ben okuduğum an facebook profilime düşürecek.

Eeee, dünya dijitalleşiyor, dijitalleştikçe kolaylaşıyor, kolaylaştıkça kişisel bilgi, gizlilik ve bizi biz yapan şeyler artık bizim değil bir çok kurumun olmaya başlıyor, artık bundan korunabilmekten pek olası değil, ne yapacağımızı ya da bize neler olacağını ise zaman gösterecek

İşe yaramak ya da yaramamak

Uzunca bir süredir Ted.com seyrediyoruz. Televizyon seyretmeyi bıraktıktan sonra, anlamlı bir şeyler izleme ihtiyacı duyuyor insan. Nereden nasıl bulduk hiç hatırlamıyorum ama bulduğumuzdan beri favorilerimizden biri diyebilirim. Ted.com ‘un ne olduğu aslında mottosundan gayet açıkça anlaşılıyor – Ted- Ideas worth spreading 1984′te başlayan bu konferanslar , o dönem sadece Eğlence, Dizayn ve Teknoloji konuları üzerine olurken, şu anda her konudan konuşmacı yer alabiliyor. En güzeli de sizi hiç sıkmayacak kadar sürede olmaları. 18 dakika…Şu anda gördüğüm kadarıyla konferansları da konu konu ayırabiliyorlar, TEDMED, TED Taste, Ted Women vb. gibi.

Kısaca herkese günde 1 tane bile olsa bu videolardan izlemelerini tavsiye ederim. Emin olun, bakış açınızı genişletecekler.

Gelelim asıl konumuza, hepiniz mutlaka bir form doldururken sizin robot olmadığınızı bilgisayarların anlamasını sağlayan kepçe – captcha lere rastlamış ve kullanmışsınızdır. Bu captchaleri Ted de konuşmacı olan Luis von Ahn bulmuş, ve geliştirip bir işe yaramasını sağlamış. Gerisi için aşağıdaki videoyu seyretmenizi isteyeceğim…

Her girişimin arkasında bu kadar  işe yarar mekanizmalar yatsa keşke. Hepimiz bu kadar değerli şeyler verebilsek dünyaya…Mesela Facebook’un bu ve bunun gibi ne kadar çok şey yapabileceğini düşünsenize…Ama sadece bilgileri topluyor, topluyor, topluyor . Ne yapacağı nasıl kullanacağı ise bir muamma ve ayrı bir yazı konusu….

Türkiye’ nin günlük internet kullanıcı penetrasyonu

İnternet kullanıcı sayısı ile ilgili farklı kaynaklarda farklı sayılar mevcut. 28 M -35M arasında farklı sayılar ortada.

Fakat şimdiye kadar günlük kullanıcı sayısı ile ilgili bir istatistikle karşılaşmadım.

Derken karşıma eurostat çıktı. Geçen sene yayınladıkları araştırmaya göre;

2006 senesinde günlük kullanıcı sayısının, Türkiye nüfusuna oranı %16 iken,

2011 senesinde günlük kullanıcı sayısının, Türkiye nüfusuna oranı %26 olmuştur.

Yani 2011 senesinde günlük tekil kullanıcı sayısının 18 M civarında olduğunu kabul edebiliriz.

İ-pad3 Fotoğrafları?

Herkesin heyecan ile beklediği i-pad3′ ün fotoğraflarının Çin’ deki üretici firma içerisinden sızdırıldığı iddaa edildi.

Ne kadar doğrudur bilinmez ama geri sayım başlıyor…

ipad3

Hemen de sökmüşler

Mobil Reklamcılık Nereye Gidiyor?

Nerede o eski telefonlar…


eski telefonlar

Cep telefonları uzunca zamandır yaşamımızın merkezinde. Üstelik alıştığımız sabit hatları ortadan kaldırarak. BTK’ nın son çeyrek raporuna göre 2005 senesinde 19 M olan sabit hat abonesi, 2011 Q3′ te 15,5 M‘ a düşmüş.

Tabi yeni nesil artık sadece ADSL kullanmak için sabit hat alıyor o ayrı…

Facebook kullanmayan gördüm ama cep telefonu kullanmayan görmedim

2004 senesinde 34,7 M olan mobil abone sayısı, 2011 Q3′ te 64,8 M kişiye yükselmiş.

Düşünün 64,8 M telefon, her an birilerinin yanına…

Penetrasyonu oranı ise % 87,9

Neredeyse TV kadar erişimi var meretin

Eyvah, cep telefonundan video bile izlenir oldu!

mobil internetten bir örnek

64,8 M mobil kullanıcımız var. Tamam bunun içinde annem, babam da var ve SMS özelliğini bile kullanamıyorlar.

Ama bu 2011 Q3′ te 28,6 M‘ a ulaşan 3G kullanıcıları ne olacak?

2009′ da 7,1 M kişi bir gazla 3G yazıp 2222′ ye gönderdi. Onlar mobil interneti kullanmıyor olabilirler.

Ama son 2 senede 20 M kişi bilinçli bir şekilde 3G abonesi oldular.

Bugün cep telefonumuzla; video izlemek, müzik dinlemek, fotoğraf çekmek, takvim düzenlemek, alışveriş yapmak telefon defteri tutmak, eğlenmek, bilgilenmek, gazete okumak, dergi okumak, gideceği yeri bulmak, yemek tarifi öğrenmek, vs gibi onlarca şey yapabiliyoruz.

Mobil ortamda doğru zaman, doğru yer, doğru mesaj üçlüsü ile tüketicilere yaptıramayacağınız şey bence yok.

Bütün bu sayılar ne anlama geliyor?

E-marketer‘ ın 2011 yılında InMobi platformu verileri üzerinden yaptığı araştırmaya göre Türk mobil kullanıcılarına 236 M impression (1.000 adet banner gösterimi) frekansında reklam gösterilmiş.

Movez, Mobia, Mobilike, Admob gibi diğer pazar oyuncuları da hesaba katılırsa bu rakam 600 M impression civarına çıkacaktır. (Bu rakam sektör tecrübesine dayanarak verilmiştir.)

Display (web ortamında yapılan banner reklamcılık) reklamcılığın bir kaç yüz milyar impression tüketimi ile karşılaştırıldığında çok küçük olsa da, 2010 – 2011 arası %150 büyüyen InMobi verileri, bize mobil reklamcılığın büyüme potansiyelini farketmemize yardımcı olacaktır.

Herhangi bir reklam mecrasından daha etkin olan mobil reklamcılığına yatırım yapmayan marka yöneticilerine duyurulur!!

Spam Neydi?

Spam yapanlar

Spam yapanlar

Spam denen trollüğü iyice abartmış siteler, insanlar. Arkadaşım sakal ekimi reklamının yeri interaktif pazarlamacı mı? Amacınız nedir?

Hadi onayladım diyelim ne kazanacaksın?

hadiseker@hotmail.com sana diyorum :)

Doğru Kitleyle Konuştuğunuza Emin misiniz?

Milliyet’in bannerı niceleri arasından sıyrılıp ilgimi çekmeyi başardı :)

Videosu da şurada: http://ekonomi.milliyet.com.tr/d/dogru_kitle/index.html

Turkcell yeni iphone uygulamasını çıkardı!

Turkcell İletişim Hizmetlerinin yeni uygulaması 14 Ekim günü App Store’  daki yerini aldı. iphone 3G, iphone 3GS ve iphone 4 cihazlarında çalışabilen uygulama tamamen müşteri şikayetleri odaklı. Turkcell ile ilgili, ağırlıklı olarak bağlantı sorunlarını, her türlü şikayeti kabul eden uygulama kullanıcılar açısından, hem fonksiyonel, hem görsel olarak  oldukça kullanışlı.

Uygulamanın anasayfasında yer veilen başlıca şikayet konuları:

  1. Data Bağlantı Problemleri
  2. Kapsama
  3. Çağrı Başlatamama
  4. Konuşma Kesintisi
  5. Ses Kalite Problemi
  6. Öneri ve Şikayet Bölümü

Ayrıca her bir konuda şikayetinize notunuzu, bulunduğunuz yeri ve tarihi ekleyebiliyorsunuz.  Herhangi bir şikayet bırakıldığı anda e-mail veya telefon yolu ile bir geri dönüş alacağınızı bildiren bildirim alıyorsunuz.

Eğer bu şikayetler düzenli olarak çözülür ve bildirim yapılırsa, Turkcell üstünlüğünü daha uzunca bir zaman koruyarak, hayran sayısını katlar.

Uygulama şu ana kadar 17 kişi tarafından 5* ile oylanmış, sayı artacağa benziyor!

http://itunes.apple.com/tr/app/id390953625?mt=8#

“En iyi kapsamaya ve en kaliteli çekim gücüne sahip olduğumuzu biliyoruz, sizlerin bildirimleriyle bunu sürdüreceğimize inanıyoruz. Önerilerinizi ve aşağıdaki konularda karşılaştığınız sorunları, bulunduğunuz/belirteceğiniz konum bilginiz, e-mail adresiniz ve GSM numaranız ile birlikte bize iletebilirsiniz. E-mail adresiniz üzerinden sizinle en kısa sürede iletişime geçeceğiz.

- Konuşma Kesintisi
- Çağrı Yapamama-Alamama
- Kapsama(Sinyal) Yok
- Data Bağlantı Problemi
- Ses Kalite Problemi
- Öneri ve Şikayetler

Turkcell Çekim Gücü uygulaması (GPRS/EDGE/3G üzerinden bağlanıldığında) standart mobil internet tarifesi üzerinden ücretlendirilir. Hattınızda tanımlı internet paketiniz var ise, kullanımınız paketinizden düşülür. Turkcell Çekim Gücü uygulamasından sadece Turkcell kullanıcıları yararlanabilir.

Abonenin konumu, hava ve yer koşullarına göre değişiklik göstermektedir. Konum (lokasyon) bilgisi, Apple’ın iPhone için sağladığı servis üzerinden alınmaktadır ve kapalı mekanlarda hassasiyeti düşük olabilir. Servisi kullanan abonelerimiz tüm bu koşulları kabul etmiş sayılmaktadır.”

Duyarsız web uygulaması olur mu demeyin!

Uzun zamandan beri dikkatimi çeken bir konuyu geçenlerde hatırladım. Piyango biletimin sonuçlarına bakmak için internet sitesine girdiğimde “biletinize ikramiye isabet etmemiştir” gibi bir mesaj aldım. Gariptir, büyük ikramiye kazanan numarayı girip arama yapsanız da sonucunda “biletinize 15.200.000 TL ikramiye isabet etmiştir” gibi sıradan bir mesaj geliyor. Zaten 15 milyon lira kazanmış bir adam olarak daha fazlasını beklemek hakkım olurdu:) Yine de o gün gelir de ikramiye kazanırsam, sitenin elden geçirilip böyle havai fişekler atılan, rengarenk bir flash kutlaması sunan bir site haline getirildiğini görmek isterim.

Twitter takipçi sayılarınıza ne oldu?

Bu sabah techcrunch, twitter hesaplarındaki takipçi ve takip edilenlerin yok olduğuna dair bir haber yayınlamış (bkz: http://techcrunch.com/2010/05/10/hey-twitter-can-we-have-our-1-4-million-followers-back/ )

Görünüşe göre problem sadece takipçi listeleri değil. İstediğiniz kişinin sizi takip etmesine neden olan bir hata da bulmuşlar. Yukarıdaki haberin yorumlarından da bu anlaşılıyor. Yani, yarın bir gün yüz zilyon takipçisi olan bir hesap bize hiç bir şey ifade etmeyebilir. Botlar, hatalar, kötü niyetli kullanım zaten çok fazla kontrol altında olmayan internet dünyasında güvenilirlik gibi önemli konuların tekrar gözden geçirilmesine sebep olabilir.(ama muhtemelen olmaz :) )

« Older Entries